Embed

Doğumla İlgili Anormal Durumlar

 

Yaşayacak olgunluğa erişmiş fetüsün vajina yoluyla ya da sezaryenle rahim dışına çıkmasınadoğum denir. Doğum olayı bir kadının hayatındaki en önemli ve bazen de tehlikeli olabilen mutluluk olayıdır. Fetüs normal gebelik süresi olan 40 haftayı ( 280 gün) dolduğunda ağrılarla doğum olayı başlar. Doğum yaklaştıkça anne adayı doğumun sağlıklı gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda endişelenir. Doğumun nerede ve nasıl yapılacağı bebeğin sorunsuz olarak dünyaya gelmesi açısından çok önemlidir. Doğum anında olası bir probleme hemen müdahale edilebilmesi için hastanede doktor kontrolünde doğum yapılması hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından önem taşır.

Doğum Hazırlıkları
Anne adayı doğum için hastaneye giderken yanına alacaklarını en geç gebeliğin 7.ayında tamamlamış olmalıdır. Bunlar bebek ve anne için gerekli olabilecek eşyalardır.
Anne için; Önden düğmeli gecelik (2 adet), sabahlık (2 adet), pijama ( 2 takım), iç çamaşırı ( çok sayıda), emzirme sütyeni (2 adet), hırka yada şal, çorap ( 3 çift), hijyenik ped ( 2–3 paket), altı kaymayan terlik, şampuan, sabun, diş fırçası ve macunu, vücut losyonu, el havlusu, banyo havlusu, peçete, kolonya, tarak, küçük el aynası, göğüs pedi, göğüs kalkanı, göğüs pompası, küçük yastık bulunmaktadır.
Bebek için; En küçük boy çocuk bezi ( 1 paket), zıbın ( 3 adet), uzun kollu tulum veya pijama takımı ( 3 adet), çorap (2 çift), başlık ( 2 adet), bebek eldiveni ( 2 çift), mevsime uygun yelek veya hırka (1-2 adet), bebek battaniyesi, bebek mendili ( bol miktarda), mama önlüğü ( 2 adet), kirli çamaşır torbası, bebe şampuanı, yumuşak havlu, göbek bağı, burun temizleme aspiratörü, biberon, emzik ( gerekmedikçe kullanılmamalıdır) ve bebe yağı bulunmalıdır.

Doğum Belirtileri
Gebelik süresi tamamlandığında doğumun yaklaştığını gösteren bazı belirtiler vardır. Ağrı ve düzensiz kasılmalar ilk belirti olsa da asıl doğum belirtileri üç ana başlıkta toplanır; nişan bozulması, su kesesinin açılarak suyun gelmesi ve düzenli döl yatağı kasılmaları.
Nişan Bozulması
Doğum başlamadan kısa süre önce ya da doğumun başlangıcında, gebelik süresince rahim ağzını kapatan sümüksü tıkaç bir miktar kanla birlikte vajinadan dışarı çıkar. Bu olaya nişan bozulması denir. Nişan adı verilen bu sümüksü yapı, gebelik süresince döl yatağı boşluğu ve fetüsün dış etkilerden korunmasını sağlar. Nişanın atılması doğumun ilk evresi olan açılmanın başladığının bir işaretidir.
Suyun Gelmesi
Su kesesinin açılmasıyla amnios sıvısının dışarı akmasıdır. Su kesesinin açılması doğum sancıları başladıktan sonra gerçekleşir. Uterusta başlayan kasılmalarla uterus içindeki basınç artar. Bu basınç artışına dayanamayan amnios kesesi parçalanır ve amnios sıvısı dışarı akmaya başlar. Çünkü baş doğum kanalına tam yerleşmediyse kordon sarkması görülebilir. Bazen doğumun birinci safhası olan açılma gerçekleşmesine rağmen amnios zarı yırtılmaz ve su gelmez. Bu durumda doktor tarafından amniotomi kancası yardımıyla amnios zarı yırtılır.
Düzenli Döl Yatağı Kasılmaları
Gebeliğin sonlarına doğru gerçek doğum sancıları başlamadan önce ortaya çıkan düzensiz, zayıf sancılar vardır. Bunlara yalancı doğum sancıları denir. Uzun aralıklarla hissedilir ve çok kısa sürer. Oysa gerçek doğum sancısında rahim ağzında açılma başlamıştır. Düzenli olan bu kasılmalar sık aralıklarla ve uzun süreli gerçekleşmektedir. Ağrılar sırtta ve belde başlayıp, karnın alt kısmına doğru yayılan kramplar şeklindedir. Kasılmalar başlangıçta 10–15 dakikada bir gelip 15–30 saniye sürerken, doğum yaklaştıkça 2–3 dakikada bir gelir ve yaklaşık 60–90 saniye sürer. Kasılmalar 15–20 dakikada bir gerçekleştiği zaman gebe kadının hastaneye gitme zamanı gelmiş demektir.

Doğum Evreleri
Doğum eylemi üç evrede ve yaklaşık 14 saat sürer. Ancak bu süre kadının önceki doğum sayısı, yaşı, bebeğin geliş şekli gibi durumlardan etkilenir. İlk bebeğine gebe kadınlarda (primipar gebe) ortalama 14 saat süren doğum, daha sonraki gebeliklerde (multipar gebe) 7–9 saat sürer.
I. Evre
Gerçek doğum kasılmalarının başlamasından serviksin ( rahim ağzı ) tam olarak açılmasına kadar süren evredir. Rahim boynu yavaş yavaş gövdeye doğru çekilir ve rahim ağzı açılır. Her kasılmada uterus hacim bakımından küçülür. Bu küçülme içerdeki basıncın artmasını ve fetüsün dışarı itilmesini sağlar. Fetüsün dışarı itilmeye başlamasıyla doğum kanalında da açılma başlar. Açılma tamamlandığında rahim boynu 10 cm lik bir çap kazanmış olur. Primipar kadınlarda 10–12 saat süren I. evre, multipar kadınlarda yaklaşık 6–8 saat sürer.
II. Evre
Serviksin tam olarak açılmasını tamamlamasından bebeğin doğumuna kadar geçen süreyi kapsar. Su kesesinin ani olarak açılması bu evrede gerçekleşir. Primiparlarda 1,5–3 saat sürer. Multiparlarda ise 30 dakika sürmektedir. Bebeğin başının doğum kanalında ilerlemesiyle ağrılar şiddetlenir. Bu süreç içinde anne düzenli soluk alıp vermeli ve kasılmanın en yoğun olduğu anlarda ( özellikle doktorun belirttiği sırada) ıkınmalıdır. Başın çıkışının ardından sırasıyla omuzlar, kollar, gövde ve bacaklar çıkar ve bebek dünyaya gelmiş olur. Bebek dışarı çıkınca ilk soluğunu alarak ciğerlerini temiz havayla doldurur. Baş çıktıktan sonra doktor bebeğin rahat soluk alması için ağız ve burun yollarını temizler. Daha sonra doktor göbek kordonunu klemplerle tutturarak iki klempin arasından keser. Artık bebeğin anne ile fiziksel bir bağı kalmamıştır.
III. Evre ( Plasentanın Çıkışı)
Bebeğin dünyaya gelişinin ardından plasenta ve zarlarının atıldığı ana kadar olan süre III. evredir. Yaklaşık olarak 20–30 dakika sürer. II. evrenin tamamlanarak bebeğin doğumuyla rahim 3–4 dakika dinlenmeye geçer. Daha sonra kasılmalar tekrar başlar. Bu kasılmalarla plasenta, yapışık olduğu rahim duvarından ayrılır ve dışarı itilir. Plasentanın doğumunu, amnios kesesini oluşturan zarların doğumu izler ve III. evre tamamlanmış olur. Doktor bu aşamada rahim içinde plasenta ya da zarlardan parça kalmamış olmasına dikkat etmelidir. Aksi halde annede aşırı kanama ve enfeksiyon gerçekleşerek hayati tehlikeye neden olabilir.

Doğumla İlgili Anormal Durumlar
Fetal Geliş Bozuklukları
Hamileliğin ilk aylarında bebek henüz çok küçüktür, amnios sıvısı içinde sürekli hareket eder. Doğum yaklaştıkça hareket sıklığı azalır. Bebek baş aşağı ve bebeğin başının arka kısmı pubise dönükse baş gelişi olarak adlandırılan normal doğum gerçekleşir (vertex geliş). Fakat bazen fetüs çeşitli nedenlerle dönüşü tamamlayamaz ve başla geliş gerçekleşmez. Bu durum fetal geliş bozukluğu olarak adlandırılır.
Makat gelişi
Makat gelişinde bebeğin önce kalçaları kuyruk sokumu ve ayakları doğar. Makatla geliş oldukça zor ve riskli doğumdur. Amnios sıvısının fazla oluşu, annenin yaşının 18’ den küçük veya 35’ den büyük olması, erken doğum, bebeğin başının büyük olması, plasentanın önde gelmesi gibi sebepler makat gelişe neden olabilmektedir. Bebek ve anne sağlığını koruyabilmek için makat gelişinde sezaryenle doğum önerilmektedir. Makat gelişler bebeğin bacaklarının ve dizlerinin şekline bağlı olarak 3 değişik türde olabilir.
Saf makat gelişi
Bebeğin bacakları vücuduna çekilmişken dizleri tam açılmıştır ve ayakları başının yanındadır. Bebeğin popo kısmı önde gelir. Bu durum saf makat geliş olarak adlandırılır.
Tam olmayan makat gelişi
Bebeğin önce ayaklarının, daha sonra kalçasının doğumudur.
Tam makat gelişi
Bağdaş kurmuş şekilde, bacaklar ve diz kıvrılmış durumdadır. Oldukça riskli ve zor bir pozisyondur
Yan geliş ( transvers geliş)
Genelde önde gelen kısmın omuz olduğu geliş pozisyonudur. Bebek rahim ağzına yan pozisyonda yerleşir ve bazen kol veya el önce çıkar. Böyle bir durumda çıkan organları vajinaya geri iteklemek yanlış olur. Normal yoldan doğum şansı mümkün değildir.
Yüz gelişi
Bebeğin başı iyice geriye doğru gitmiştir ve bebeğin ilk olarak yüzü çıkar. Genellikle forseps ya da sezaryenle doğum gerçekleştirilir. Çok ender görülen bir geliş şeklidir. Daha çok annenin leğen kemiğindeki çarpıklık ya da darlık, bebeğinin baş şeklindeki anormallikler, kordon kısalığı, plasentanın önden gelmesi gibi durumlarda görülebilir.
Alın gelişi
Alın, bebeğin kafasının en geniş kısmıdır ve bebeğin bu kısımla gelmesi doğumu çok zorlaştırır. Doğum başladığında geliş şekli normale dönmezse sezeryan gereklidir.
Fontanel geliş (büyük bıngıldak gelişi)
Bebeğin başı çıkma durumundayken küçük fontanel arkada, bebeğin yüzü pubise bakmaktadır. İlk doğan kısım büyük bıngıldaktır.

Doğum Müdahaleleri
Epizyotomi
Doğum kanalı ağzını çevrelen deri kolayca esnese de bazen yırtıklar ve tehlikeli kanamalar olabilir. Ciddi yırtıkların olma riski düşünüldüğünde doğumun daha kolay, tehlikesiz ve çabuk olması için vajina ağzının uygun bir şekilde kesilmesine epizyotomi denir. Genellikle bebek iri olduğunda, annenin ilk doğumunda, çoğul gebeliklerde ve daha önce yırtık ve dikişi olanlarda uygulanır. Halk arasında “dikişli doğum” olarak da bilinir. Epizyo kesikleri çapraz ya da anüse dik olarak yapılır. Bebeğin başı görüldüğünde doktor tarafından epizyotomi uygulanan bu bölge lokal anestezi ile dikilir.
Epidural Anestezi
Özel bir bölgesel uyuşturma (lokal anestezi) şeklidir. Doğumda ağrıyı denetim altına almak için kullanılır. Özel eğitim görmüş anestezi uzmanı tarafından uygulanır. Epidural anestezinin uygulanması yaklaşık 20 dakika sürer. Doğumun ilk evresinde ağrıyı giderecek en yüksek etkiyi göstermelidir. Ancak II. evrede ıkınma yetisinin kaybolmaması için ilacın etkisinin geçmiş olması gereklidir. Genel anesteziye göre daha az riskli bir uygulamadır.
Epidural anestezi;
- Annede kanama bozukluğunun olması,
- Uygulama bölgesinde enfeksiyon olması,
- Trombosit düşüklüğü saptanması,
- Anne adayının uygulamayı reddetmesi gibi durumlarda uygulanmaz.
Sezeryan Ameliyatı
Doğum zamanı yaklaşmış ya da gelmiş olan bebeğin, uterusa karından kesik yapılmasıyla alınmasına sezaryen denir. Bu cerrahi operasyon çoğunlukla genel anestezi uygulanarak gerçekleştirilir. Fetal geliş bozukluklarında, bebeğin iri olması durumunda, plasentanın rahim ağzını tamamen kapatması durumunda, bebekte bazı anormalliklerin bulunmasında ( örneğin karın duvarının kapanmamış olması )sezaryen uygulanır. Ayrıca annede doğum korkusu ya da vajinismus ( vajinanın istemsiz kasılması )olması, kordon sarkması gibi durumlarda da sezaryen uygulanır.
Sezeryan ameliyatı kesiği
Son yıllarda herhangi bir tıbbî zorunluluk olmaksızın, anne ve babanın tercihiyle, bebek gününü doldurduktan sonra kararlaştırılan bir günde sezaryen uygulanabilmektedir. Bu uygulamaya isteğe bağlı sezaryen ( elektif sezaryen ) denir. Normal doğum sırasında karşılaşılabilecek sorunların çoğu sezaryende görülmez. Ayrıca uterus ve yumurtalıklarda mevcut olan miyom ve kistler de sezaryen sırasında rahatlıkla temizlenebilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, her şeye rağmen sezaryen cerrahi bir operasyondur.
- Her zaman karın içi iltihaplanma riski vardır,
- Dikişlerde kanama ve iltihaplanma oluşabilmektedir,
- Sezaryende kan kaybı normal doğuma göre daha fazladır,
- İdrar kesesi ve idrar yollarının zedelenme ihtimali de bulunmaktadır,
- Genel anesteziyle yapılan sezaryenlerde de anesteziye bağlı olarak anne ölümü gibi sorunlar görülebilmektedir.
Deriden elektriksel sinir uyarısı uygulama (tens)
Tens, cilde düşük miktarda elektrik akımı uygulanarak ağrıların algılanmasının azaltılmasıdır. Elektrik akımı, bir çeşit engel oluşturarak ağrı sinyallerinin beyne ulaşmasını engeller. Bu işlem vücudun daha fazla endorfin hormonu ( doğal ağrı kesici ) üretmesini sağlar. Elektrot bantlar sırt bölgesine veya kemer düğmesinin hemen altı olan bölgeye tutturulur. Bu elektrotlar, elektrik uyarılarını annenin kontrol edebilmesini sağlayan küçük bir kutuya bağlıdır. Elektrotlara bu kutudan iletilen düşük miktardaki elektrik, anne tarafından ciltte uyuşukluk hissi veren ağrısız bir titreşim olarak hissedilir.
Gaz ve oksijen uygulaması
Oksijen ve azot protoksit ( gülme gazı ) karışımının yüze takılan bir maske yardımıyla anne tarafından solunması yöntemidir. Bu uygulama ağrıyı tamamen geçirmez, sadece hafiflemesini sağlar. Anneye ya da bebeğe zararı yoktur. Ancak annede hafif baş dönmesi, bulantı ve uyku hali görülmesine neden olabilir.
Suda doğum
Günümüzde ülkemizde de birçok hastanede uygulanan bu yöntemde doğum, özel hazırlanmış doğum havuzlarında gerçekleşmektedir. Doğum için hazırlanan bu özel havuzda su, vücut ısısında sabit tutulmalıdır. Annenin suda doğum yapabilmesi için, geliş bozukluğu, pelvisde darlık ya da müdahaleli doğum durumlarından herhangi birinin olmaması gerekmektedir. Ilık su kasların gevşemesi ve ağrıların azalmasında etkili olabilmektedir. Suda doğum gerçekleştiğinde bebeğin yavaşça suyun yüzüne çıkmasına yardım edilmelidir. Bu uygulama doktor nezaretinde ve hastanede gerçekleştirilmelidir.
Forseps uygulaması
Doğum kanalına giren bebeğin doğumunun normal sürede gerçekleşemediği ve yeterli oksijen alamadığı durumlarda uygulanan yöntemlerden biridir. Forseps, uçları kaşığa benzeyen maşa şeklinde bir alettir. Serviksin açılması tamamlandığında bebeğin başı forsepsle tam olarak tutulur ve yavaşça aşağı çekilerek uygulanır. Doğumun I. evresindeki açılma tam olarak gerçekleştiğinde ya da açılma tamamlanmadığı için doğum uzadığında epizyotomi yapıldıktan sonra uygulanır. Forseps, sadece doktor tarafından uygulanan yöntemlerden biridir. Forseps uygulamasında nadiren bebeğin başında ve yüzünde geçici yaralanmalar çizik veya sinir hasarları görülebilmektedir. Bununla birlikte forseps yöntemiyle, doğum kanalında sıkışmış birçok bebeğin hayatının kurtarılması da sağlanmıştır.
Vakum uygulaması
Vakumun uygulanması da forsepsde olduğu gibi, doğum kanalına giren bebeğin çeşitli sebeplerle doğum süresinin uzaması durumunda uygulanır. Bu uygulamada bebeğin kafasına çan şeklinde bir alet yerleştirilir ve vakum cihazı ile vakum yapılarak dışarı çekilir. Forsepse göre uygulaması daha kolaydır ve hem anne hem de bebek için daha az travmatiktir.
Erken Doğum (Prematüre)
37. hafta tamamlamadan doğum olayının gerçekleşmesine erken doğum ( prematüre doğum ) denir. Anne karnında geçirilecek her gün bebeğin yaşama şansını artırmaktadır. Doğum ne kadar erken gerçekleşirse bebeğin yaşama şansı o kadar düşük olmaktadır.
Erken doğum;
- Anne yaşının çok büyük ya da çok küçük olması,
- Annenin gebelikte yetersiz ve dengesiz beslenmesi,
- Annenin sigara, alkol gibi maddeler kullanması,
- Annenin ağır böbrek, kalp gibi kronik hastalığının olması
- Uterus anomalilerinin olması,
- Gebelikte yaşanan stres,
- Anne adayının enfeksiyona maruz kalması,
- Çoğul gebelik
- Rh uyuşmazlığı,
- Anne adayının çarpma vurma gibi bir olaya maruz kalması,
- Amnios sıvısının fazla olması gibi durumlarda daha sık görülmektedir.

Erken doğan bebeklerde doğum ağırlığı 2500 g’ın altındadır. Bebek ihtiyar görünümlüdür, ağlaması zayıftır, hareketler hafiftir, emme güçlüğü vardır, başta akciğerler olmak üzere iç organlarının gelişiminde noksanlık bulunmaktadır. Prematüre bebeklerin bakımının ve sterilizasyonunun çok iyi yapılması gerekmektedir. Bu bebekler doğar doğmaz kuvöze alınmalıdır. Enfeksiyon kapma riskini, ortam ısı ve ışığının bebeğe olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak ve oksijen alımını kolaylaştırmak için bebeğin kuvözde tutulması gereklidir.
Geç Doğum( Sürmatüre/ Postmatüre)
40 haftayı geçen gebeliklere (Sürmatüre) Postmatüre gebelik denir. Doğum gecikmiştir. Postmatürelikte plasenta yetmezliği söz konusu olmaktadır. Buna bağlı olarak bebeğin ölü doğması ya da doğumdan sonraki 1 hafta içinde ölüm görülebilmektedir.
Geç doğan bebeklerin;
- Cildi kırışık, soluk, kuru ve çatlaktır.
- Tırnaklar parmak uçlarını aşar.
- Saçlar uzundur.
- Göbek kordonu yeşil sarı renktedir.
- El ve ayak tırnakları sarımsı bir renktedir.
Düşük (Abortus)
Fetüsün uterus dışında yaşama yeteneğini kazanmadan gebeliğin sonlanmasıdır. Fetüsün uterus dışında yaşayabilmesi için 28 haftayı doldurmuş olması veya ağırlığının en az 1000 g olması gerekmektedir. 20 haftadan önce ve 500 g’ dan daha az ağırlıkta gebeliğin sonlanması spontane abortus ( kendiliğinden olan düşük) olarak değerlendirilir. Bu durumun peş peşe 3 gebelikte görülmesine ise habituel abortus ( alışkanlık haline gelmiş düşük) adı verilir. Annenin 30, babanın ise 50 yaşından büyük olması riski artırır. Annenin yeterli beslenmemesi, gebelikte kullandığı ilaç ve zararlı maddeler, uterus problemleri, plasenta anormallikleri ve gebelikte yaşanan fiziksel ve psikolojik travmalar düşüğe neden olan faktörlerden bazılarıdır.
Suyun Erken Gelmesi
Gerçek doğum ağrılarının başlamasından en az 2 saat önce suyun gelmesi olayıdır. Suyun erken gelmesi durumunda doğum zorlaşacağından bebek oksijensiz kalabilir, bebekte ve annede enfeksiyon gelişebilir. Anne adayı hemen doktor kontrolüne alınmalıdır.
Hızlı Doğum
Doğumun normal süreden çok daha kısa sürede gerçekleşmesi hızlı doğumdur. Tüm doğum eylemi 4 saat ya da daha kısa sürede sonlanır. Hem bebek hem de anne için tehlike yaratan bir durumdur.
- Hızlı doğumda bebeğin beyni zedelenebilir.
- Plasenta erken ayrılabilir.
- Uterus ters dönerek dışarı çıkabilir.
- Göbek kordonu kopabilir.
- Doğumun bitiminde kanama fazla olabilir.
Ağrı Zaafı
Doğum eylemi başladığı halde uterus kasılmalarının bebeği dışarı atabilecek güçte olmamasıdır. Ağrı zaafı durumunda doğum uzayacağından anne ve bebek için tehlike söz konusudur. Annenin doğum korkusunu yenmesini sağlamak için onunla konuşmak ve suni sancı ile kasılmaları canlandırmaya çalışmak faydalı olacaktır.
Kordon Sarkması
Bebeğin göbek kordonunun bebekten önce serviksten çıkmasıdır. Baş daha sonra geleceği için bebeğin boynuna kordon dolanabilir veya kordon sıkışarak dolaşım yavaşlar ve bebeğe oksijen iletimi durabilir. Bebeğin ölümüyle sonuçlanabileceği için çok tehlikeli bir durumdur.
Fetal Sıkıntı
Uterus içindeki bebeğin, doğum anında dolaşımının bozulması sonucu oksijensiz kalmasıyla durumunun kötüleşmesidir. Bebek hareketleri ani ve şiddetlidir ve çocuk kalp Sesi ( ÇKS) dakikada 120 nin altında ya da 160’ ın üzerindedir. Amnios sıvısı berrak değildir.
Kürtaj
Kendiliğinden meydana gelen düşüklerden sonra veya tıbbî sorun sonucu gebeliğe son vermek için yapılan operasyona kürtaj adı verilir. Bu cerrahi operasyonda önce rahim ağzı genişletilir, sonra özel aletlerle rahim içi boşaltılarak kazınır. Ayrıca rahim içine ince tüplerin sokulması ve vakum ile içeridekilerin emilmesi şeklinde uygulanan bir yöntem de kullanılabilir.


alıntı:http://www.anne-cocuk.net/

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği paylaşın!